İçeriğe geç
NevaTeach Ücretsiz başla

A2 · TemelSıfatlar ve zarflar

-ed ve -ing sıfatları: bored mı, boring mi?

bored ile boring, interested ile interesting arasındaki fark: -ed senin hissini, -ing o hissi veren şeyi anlatır. “I'm boring” hatasından nasıl kaçınılır? (-ed and -ing adjectives)

Özetle

bored / boring, tired / tiring gibi sıfat çiftleri vardır. -ed ile biten sıfat birinin ne hissettiğini, -ing ile biten sıfat o hissi neyin verdiğini anlatır.

Yapısı

-ed (ne hissediyorum)I'm bored. / She's tired. / We're interested.
-ing (bu his neden geliyor)The film is boring. / The trip was tiring.
BirlikteThe lesson was boring, so I was bored.

Kurallar

  • -ed ile biten sıfat bir duyguyu anlatır; genellikle bir insanla kullanılır: I'm bored. (Sıkıldım.)
  • -ing ile biten sıfat o duyguyu veren şeyi ya da kişiyi anlatır: The film is boring. (Film sıkıcı.)
  • Sık kullanılan çiftler: bored / boring, tired / tiring, interested / interesting, excited / exciting, surprised / surprising, worried / worrying, confused / confusing, annoyed / annoying.
  • İnsan için -ing de kullanılabilir ama anlam değişir: He's boring. “O sıkıcı biri” demektir, yani başkalarını sıkar.
  • interested genellikle in ile gelir: I'm interested in art.; excited ve worried çoğu zaman about ile gelir: I'm worried about the exam.
  • Bu sıfatlar be fiilinden sonra ya da ismin önünde kullanılır: an exciting day, a tired child.

Türkçede nasıl?

  • Türkçede “sıkıldım” bir fiildir, “sıkıcı” ise bir sıfat. İngilizcede ikisi de sıfattır ve be ile kurulur: I'm bored. (Sıkıldım.) / It's boring. (Sıkıcı.) Bu yüzden “sıkıldım” derken -ed'li biçimi seç.
  • En sık hata: “Sıkıldım” demek isterken I'm boring. demek. Bu cümle “Ben sıkıcı biriyim” anlamına gelir. Doğrusu: I'm bored.
  • Türkçede “heyecanlı” kelimesi hem kişi hem şey için kullanılır: “heyecanlıyım”, “heyecanlı bir maç”. İngilizce bunu ikiye ayırır: I'm excited. / an exciting match. “İlgili / ilginç” ayrımı da aynıdır: interested / interesting.
  • Pratik kural: kendi hâlini anlatıyorsan (sıkıldım, yoruldum, şaşırdım) -ed; bir şeyi tanımlıyorsan (sıkıcı, yorucu, şaşırtıcı, ilginç) -ing kullan. “Heyecanlı” gibi iki anlamlı kelimede kendine sor: hisseden mi, hissettiren mi?

Örnek cümleler

  • I'm bored. Let's go out.
    Sıkıldım. Hadi dışarı çıkalım.
  • The meeting was really boring.
    Toplantı gerçekten sıkıcıydı.
  • Are you interested in football?
    Futbolla ilgilenir misin?
  • This book is very interesting.
    Bu kitap çok ilginç.
  • I'm so tired after work.
    İşten sonra çok yorgunum.
  • Driving at night is tiring.
    Gece araba kullanmak yorucu.
  • We're excited about the trip.
    Yolculuk için heyecanlıyız.
  • The bus timetable is confusing.
    Otobüs tarifesi kafa karıştırıcı.

Sık yapılan hatalar

  • ✗ I'm boring.✓ I'm bored.Sıkıldığını söylemek için -ed kullanılır; I'm boring “Ben sıkıcı biriyim” demektir.
  • ✗ The trip was very tired.✓ The trip was very tiring.Yolculuk yorgun olmaz, insanı yorar; bunu anlatan sıfat -ing ile biter.
  • ✗ I'm interesting in music.✓ I'm interested in music.İlgi duyduğunu söylerken -ed kullanılır: interested in.
  • ✗ This news is very worried.✓ This news is very worrying.Haber endişe vericidir; endişelenen kişi değil, bu yüzden -ing gelir.

Akılda kalsın

Hissediyorsan -ed, hissettiriyorsa -ing: I'm bored because the film is boring.

Kendini dene

  1. The film was very ___. I almost fell asleep.

    Film çok sıkıcıydı. Neredeyse uyuyordum.

    boring · bored · bore

    Cevabı göster

    boring — Filmin kendisini anlatıyoruz, insanı sıkan şey o; bu yüzden -ing gelir.

  2. I'm ___ in history.

    Tarihe ilgi duyuyorum.

    interest · interesting · interested

    Cevabı göster

    interested — Kişinin duygusu anlatılıyor; ilgi duyan kişi için interested in kullanılır.

  3. After the long flight, I felt really ___.

    Uzun uçuştan sonra kendimi çok yorgun hissettim.

    tired · tiring · tire

    Cevabı göster

    tired — Kişinin nasıl hissettiği anlatılıyor; duygu için -ed ile biten tired gelir.

  4. This map is very ___. I can't find the hotel.

    Bu harita çok kafa karıştırıcı. Oteli bulamıyorum.

    confused · confusion · confusing

    Cevabı göster

    confusing — Kafayı karıştıran şey harita; bir şeyi tanımlayan sıfat -ing ile biter.

  5. I was ___ to see Deniz at the airport.

    Deniz'i havaalanında görünce şaşırdım.

    surprising · surprised · surprise

    Cevabı göster

    surprised — Benim ne hissettiğim anlatılıyor; duygu için -ed ile biten surprised kullanılır.