Diyalog
- Karşı tarafGood afternoon. You wanted to ask about your bill?İyi günler. Faturanızla ilgili soracaktınız?
- SenYes, this month it is much higher.Evet, bu ay çok daha yüksek.
- Karşı tarafHow much higher than usual, exactly?Normalden tam olarak ne kadar yüksek?
- SenAlmost double, around ninety euros more.Neredeyse iki katı, doksan euro kadar fazla.
- Karşı tarafLet me open your account and check.Hesabınızı açıp bakayım.
- SenLast month it was sixty-two euros.Geçen ay altmış iki euroydu.
- Karşı tarafI see three extra charges this month.Bu ay üç ek kalem görüyorum.
- SenWhat are those three charges for?Bu üç kalem ne için?
- Karşı tarafTwo are for calls abroad, one for data.İkisi yurt dışı arama, biri veri.
- SenI did not call abroad at all.Yurt dışını hiç aramadım.
- Karşı tarafThe numbers start with plus forty-nine.Numaralar artı kırk dokuzla başlıyor.
- SenThat is my colleague, but he lives here.O iş arkadaşım ama burada yaşıyor.
- Karşı tarafThen the system may have read it wrong.O zaman sistem yanlış okumuş olabilir.
- SenCan you check the exact dates for me?Tam tarihlere bakabilir misiniz?
- Karşı tarafThe tenth and the eleventh, in the evening.Ayın onu ve on biri, akşam saatleri.
- SenI was on a train those evenings.O akşamlar trendeydim.
- Karşı tarafThen I will send this to our team.O zaman bunu ekibimize ileteyim.
- SenHow long does that usually take?Bu genelde ne kadar sürer?
- Karşı tarafFive working days for a written answer.Yazılı cevap için beş iş günü.
- SenDo I pay the whole bill now?Şimdi faturanın tamamını ödeyecek miyim?
- Karşı tarafNo, pay sixty-two and wait for the answer.Hayır, altmış ikiyi ödeyin ve cevabı bekleyin.
- SenThat is clear. Thank you very much!Anlaşıldı. Çok teşekkür ederim!
Bu diyalogda kuracağın cümleler
Uygulamada bu cümleleri kelimeleri doğru sıraya dizerek kendin kuruyorsun.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Yes, this month it is much higher. | Evet, bu ay çok daha yüksek. |
| Almost double, around ninety euros more. | Neredeyse iki katı, doksan euro kadar fazla. |
| Last month it was sixty-two euros. | Geçen ay altmış iki euroydu. |
| What are those three charges for? | Bu üç kalem ne için? |
| I did not call abroad at all. | Yurt dışını hiç aramadım. |
| That is my colleague, but he lives here. | O iş arkadaşım ama burada yaşıyor. |
| Can you check the exact dates for me? | Tam tarihlere bakabilir misiniz? |
| I was on a train those evenings. | O akşamlar trendeydim. |
| How long does that usually take? | Bu genelde ne kadar sürer? |
| Do I pay the whole bill now? | Şimdi faturanın tamamını ödeyecek miyim? |
| That is clear. Thank you very much! | Anlaşıldı. Çok teşekkür ederim! |