Diyalog
- Karşı tarafDo you have a moment? I want to check the report.Bir dakikan var mı? Raporu konuşmak istiyorum.
- SenYes, and I need to tell you something.Var, ayrıca sana bir şey söylemem gerek.
- Karşı tarafThat sounds serious. Go ahead.Ciddi bir şeye benziyor. Buyur.
- SenI cannot finish the report by Friday.Raporu cumaya yetiştiremeyeceğim.
- Karşı tarafWhat is the problem exactly?Sorun tam olarak nedir?
- SenThe data from the other team arrived late.Diğer ekipten gelen veriler geç geldi.
- Karşı tarafHow late are we talking about?Ne kadar geç?
- SenIt came four days after they promised.Söz verdiklerinden dört gün sonra geldi.
- Karşı tarafDid you tell anyone at the time?O sırada birine söyledin mi?
- SenI sent two emails but got no answer.İki e-posta gönderdim ama cevap alamadım.
- Karşı tarafAll right. When can you finish it?Peki. Ne zaman bitirebilirsin?
- SenI could finish it by Tuesday evening.Salı akşamına kadar bitirebilirim.
- Karşı tarafThe client expects something on Monday.Müşteri pazartesi bir şey bekliyor.
- SenI can send the main numbers on Monday.Pazartesi ana rakamları gönderebilirim.
- Karşı tarafAnd the rest on Tuesday, you mean?Gerisini de salı diyorsun yani?
- SenYes, the full report with the details.Evet, ayrıntılı tam raporu.
- Karşı tarafThat could work. I will call the client.Bu işe yarayabilir. Müşteriyi ben ararım.
- SenShould I write a short note first?Önce kısa bir not yazayım mı?
- Karşı tarafGood idea. Keep it clear and honest.İyi fikir. Açık ve dürüst olsun.
- SenI will send it to you today.Bugün sana gönderirim.
- Karşı tarafThank you for telling me early enough.Yeterince erken söylediğin için teşekkürler.
- SenThanks for understanding. Have a good day!Anlayışın için sağ ol. İyi günler!
Bu diyalogda kuracağın cümleler
Uygulamada bu cümleleri kelimeleri doğru sıraya dizerek kendin kuruyorsun.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Yes, and I need to tell you something. | Var, ayrıca sana bir şey söylemem gerek. |
| I cannot finish the report by Friday. | Raporu cumaya yetiştiremeyeceğim. |
| The data from the other team arrived late. | Diğer ekipten gelen veriler geç geldi. |
| It came four days after they promised. | Söz verdiklerinden dört gün sonra geldi. |
| I sent two emails but got no answer. | İki e-posta gönderdim ama cevap alamadım. |
| I could finish it by Tuesday evening. | Salı akşamına kadar bitirebilirim. |
| I can send the main numbers on Monday. | Pazartesi ana rakamları gönderebilirim. |
| Yes, the full report with the details. | Evet, ayrıntılı tam raporu. |
| Should I write a short note first? | Önce kısa bir not yazayım mı? |
| I will send it to you today. | Bugün sana gönderirim. |
| Thanks for understanding. Have a good day! | Anlayışın için sağ ol. İyi günler! |