İçeriğe geç
NevaTeach Ücretsiz başla

B1 · OrtaFiil zamanları

Past Perfect (had + V3): Geçmişte Daha Önce Olan

Past perfect ile geçmişteki iki olaydan önce olanı anlatırsın: When I arrived, the train had left. Türkçedeki -mişti ekinin karşılığı. (Past perfect)

Özetle

Geçmişte iki olay anlatırken daha önce olanı gösterir: “Vardığımda tren kalkmıştı.” Türkçedeki “-mişti” ekinin karşılığıdır.

Yapısı

OlumluI had left. / She'd left.
OlumsuzI hadn't left. / They hadn't left.
SoruHad you left? / Had she eaten?
Kısa cevapYes, I had. / No, she hadn't.

Kurallar

  • Yapı: had + fiilin üçüncü hâli (V3). Bütün öznelerle aynı had kullanılır: I had, she had, they had. Kısa biçimi 'd: I'd left, we'd eaten.
  • Geçmişte iki olay varsa, önce olan past perfect, sonra olan past simple ile söylenir: When I arrived, the train had left. (Önce tren kalktı, sonra ben vardım.)
  • Anlam farkına dikkat: When I arrived, the train left. = ben varınca tren kalktı (ikisi neredeyse aynı anda). When I arrived, the train had left. = ben vardığımda tren çoktan gitmişti.
  • Sık kullanılan sözcükler: already (çoktan), just (az önce), never … before (daha önce hiç), by the time (… olduğunda / … olana kadar).
  • Sıra before ya da after ile zaten belliyse past simple de yeterlidir: After I finished work, I went home. Past perfect sırayı vurgulamak için kullanılır, her geçmiş cümlede gerekmez.
  • Tek başına “çok eski” bir olay için kullanılmaz; mutlaka geçmişteki başka bir ana göre “daha önce” demektir. Uzak geçmiş tek bir olay past simple ile söylenir: I visited Rome in 2010.

Türkçede nasıl?

  • Türkçede bu zamanı çok rahat kurarız: “gitmişti”, “yemiştik”, “görmemiştim”. İngilizcede karşılığı had + V3'tür: He had gone. We had eaten. I hadn't seen it.
  • Türkçede “-mişti” yerine bazen “-dıydı” da deriz (“gittiydi”). İkisinin de İngilizce karşılığı aynıdır: had gone.
  • Türkçedeki tek “-miş” (“gitmiş”, duyulan geçmiş) ile karıştırma. “Tren gitmiş” bir haber verir ve İngilizcede genelde present perfect ya da past simple olur; “Tren gitmişti” ise geçmişteki bir ana göre önceliği anlatır: The train had gone.
  • had burada “sahip olmak” anlamında değildir; yardımcı fiildir (auxiliary). Bu yüzden olumsuzda ve soruda did gelmez: I hadn't seen it. (I didn't have seen it.)

Örnek cümleler

  • When we got to the station, the train had already left.
    İstasyona vardığımızda tren çoktan kalkmıştı.
  • I had never stayed in such a nice hotel before.
    Daha önce hiç böyle güzel bir otelde kalmamıştım.
  • She was tired because she hadn't slept well.
    İyi uyumadığı için yorgundu.
  • By the time the taxi came, we had missed the flight.
    Taksi geldiğinde uçağı kaçırmıştık.
  • I couldn't pay because I'd left my wallet at home.
    Cüzdanımı evde unuttuğum için ödeyemedim.
  • The meeting had just started when I called.
    Aradığımda toplantı yeni başlamıştı.
  • Had you met Deniz before the party?
    Partiden önce Deniz'le tanışmış mıydın?
  • They told me the shop had closed.
    Bana dükkânın kapandığını söylediler.

Sık yapılan hatalar

  • ✗ When I arrived, the train has left.✓ When I arrived, the train had left.Geçmişteki bir andan daha önce olan iş had + V3 ile söylenir; has geçmiş anlatımda kullanılmaz.
  • ✗ I had went to bed early.✓ I had gone to bed early.had'den sonra V2 değil V3 gelir: go → went → gone.
  • ✗ I didn't had eaten anything.✓ I hadn't eaten anything.Olumsuzda did kullanılmaz; had'e not eklenir.
  • ✗ I had visited Rome in 2010.✓ I visited Rome in 2010.Başka bir geçmiş ana göre sıralama yoksa, tek bir geçmiş olay past simple ile söylenir.

Akılda kalsın

Geçmişte iki olay var mı? Önce olana had + V3, sonra olana past simple.

Kendini dene

  1. When we got to the cinema, the film ___ already started.

    Sinemaya vardığımızda film çoktan başlamıştı.

    has · had · have

    Cevabı göster

    had — Geçmişteki bir andan önce olan iş için had + V3 kullanılır.

  2. I had never ___ sushi before that trip.

    O geziden önce hiç suşi yememiştim.

    eaten · ate · eat

    Cevabı göster

    eaten — had'den sonra fiilin üçüncü hâli gelir: eat → ate → eaten.

  3. She ___ finished her work, so she couldn't come.

    İşini bitirmemişti, o yüzden gelemedi.

    didn't · doesn't · hadn't

    Cevabı göster

    hadn't — Past perfect'in olumsuzu hadn't + V3 ile kurulur; did kullanılmaz.

  4. By the time I arrived, everyone ___ home.

    Ben vardığımda herkes eve gitmişti.

    has gone · goes · had gone

    Cevabı göster

    had gone — by the time ile geçmişteki andan önce biten iş had + V3 ile söylenir.

  5. ___ you ever seen snow before you moved to Erzurum?

    Erzurum'a taşınmadan önce hiç kar görmüş müydün?

    Had · Did · Have

    Cevabı göster

    Had — Geçmişteki bir andan önceki deneyim Had ile sorulur; ardından V3 (seen) gelir.